Ön Yargılara Karşı Bilinçli Eğitim© VBuE ilke ve hedefleri pedagojik çalışmalarımızın temelini oluşturmaktadır. Yuvalarımız her çocuğun kendisine ait kimliğiyle kendini güvende hissedebileceği yerlerdir. İlkelerimiz doğrultusunda tüm aile modellerine, aile kültürlerlerine ve dillerine değer veririz. Din eğitimi konusunda tarafsızlıkla yükümlü olduğumuzu belirtmek isteriz.

Her çocuk kendi gelişim düzeyine uygun şekilde dünyayı keşfetmesini sağlayan becerilere sahiptir. Gelişimi destekleyen öğrenme ortamları yaratarak çocukların oynayarak kendi potansiyellerini ortaya çıkarabilmelerini ve becerilerini geliştirebilmelerini sağlıyoruz.  Çocukların ilgisi doğrultusunda birlikte tasarladığımız çeşitli konular içeren projeler yürütüyoruz. Böylelikle çocukların katılımını ve ortak karar süreçlerini teşvik ederek onların özgüvenlerini güçlendiriyor ve yeni bilgiler edinmelerini sağlıyoruz.

Çocuklar ve aileleriyle iletişim bizim için değerlidir. İletişimimizin açık, anlayış ve saygı çerçevesinde olmasına dikkat ederiz. Sıklıkla ayrımcalığa karşı hassas duruş konusuyla ilgiliniriz. Her tür dışlanmaya karşı dikkatli olup, ırkçılığa ve ayrımcalığa karşı olduğumuzu belirtmek isteriz.

 

Hedef 1: Her çocuğu birey ve belirli bir sosyal grubun üyesi olarak kimlik oluşumunda destekleme.

Hedet 2: Çocuklara çeşitlilik ile deneyim fırsat verme.

Hedef 3: Çocuklarda adil olmayı, eşitsizliğe ve ayrımcılığa karşı eleştirisel düşünceyi teşvik etme.

Hedef 4: Aktif bir şekilde haksızlığa ve ayrımcılığa karşı savunmaya geçmede yardım sunma.

 

Günlük Yaşamda Uygulama

Yuvamızda her çocuğun ona ait kimliğinin tüm özellikleriyle görülmesini ve kabul edilmesini önemsiyoruz. Bu nedenle her eğitim yılında, çeşitliliğin farklı yönlerini ele alıyoruz.
Bunlara örnek olarak: saç ve ten rengi, saç yapısı, ailede konuşulan dil veya diller, aile biçimleri ve aile kültürlerinin çeşitli yönleri sayılabilir.

Her çocuğun bireysel gelişimini ve kimliğini yansıtan dokümantasyonları herkesin görebileceği şekilde sergiliyoruz. Böylece çocukların kendi varlıklarının farkına varmalarını ve “Ben buradayım! Önemliyim ve olduğum gibi değerliyim!” demelerini istiyoruz.

Bu anlayışla, çocuklara kendilerinden farklı insanlarla çeşitli deneyimler yaşama fırsatları sunuyoruz. Onlardan farklı görünen, farklı konuşan ya da farklı davranan insanlarla bir arada olduklarında kendilerini iyi hissetmelerini ve empati kurmaları sağlıyoruz.

Düzenli olarak yaptığımız çocuk toplantılarında, çocuklarla birlikte benzerliklerimizi ve farklılıklarımızı konuşuyoruz. Aynı zamanda adil olma ve haksızlık konularınıda onların yaş düzeyine uygun şekilde ele alıyoruz.

Bu süreçte çocuklar, hem kendileri için hem de başkaları için güvenle söz almayı, düşüncelerini ifade etmeyi ve gerektiğinde başkalarını desteklemeyi öğreniyorlar. Böylelikle güçlü, özgüvenli ve duyarlı bireyler olarak büyümeleri için onlara destek oluyoruz.

Çocukların katılım hakkı vardır. Her çocuğun kendi düşüncelerini, duygularını ve isteklerini ifade etme hakkı vardır. Bu doğrultuda, özellikle büyük yaş grubundaki çocuklar için ritüelleştirilmiş bir katılım ve şikâyet yöntemi sunuyoruz. Bu yöntemle çocuklar, fikirlerini, isteklerini ve şikâyetlerini özgürce dile getirebilir, kendilerini temsil edebilirler.

Çocukları, yalnızca günlük konularda değil, aynı zamanda ayrımcı veya küçük düşürücü ifadeler ve davranışlara karşı da seslerini yükseltmeleri konusunda cesaretlendiriyoruz. Böylece çocuklar, adalet duygularını geliştiriyor ve haklarını korumayı öğreniyorlar. Günlük yaşamda özellikle daha küçük yaştaki ve kendisini iyi ifade edemeyen çocukların, mimik, jest ve diğer beden dillerine büyük dikkat gösteriyoruz.Eğitimcilerimiz bu sinyalleri dikkatle gözlemler, yorumlar ve çocuğun duygularını fark etmesine ve ifade etmesine yardımcı olur.

Bu yaklaşım sayesinde çocuklar, kendilerini duyurabileceklerini ve ciddiye alınacaklarını hissederler. Bu da onların özgüvenlerini, özsaygılarını ve topluluk bilincini güçlendirir.

Öğrenme Ortamı

Yuvamızın her yerinde çocukların ve ailerinin kendilerini bulabilecikleri ve onları yansıtan yada onlar için yeni olan çeşitli dokümentasyonlar ve afişler bulunmasına dikkat ederiz. Aile kolajlarıyla yuvamız da bulunan tüm aile yapılarının görünürlüğünü sağlıyor, değer ve saygı görmesini destekliyoruz. Aynı zamanda çocuklar ve yetişkinler, insanların dış görünüşleriyle, ilk konuştukları dilleriyle ve aile biçimlerinin birbirinden farklı olduklarını ve bunun hayatın bir parçası olduğunu deneyemliyorlar.

Diğer Yöntemler

·       Benim Adım Bir Hediye: isimlerin anlamı, ismimi ban kim verdi?

·       Farklı yazı şekilleriyle Benim Adım panosu

·       Çocukların gün içersinde yaptıklarının çeşitli dokümentasyonu

·       Türkçe ve Almanca yapılmış konuşmalar

·       İki dilde hazırlanmış panolar

·       Yıldız Saati

·       Hikaye Bavulu

·       Proje Dokümentasyonları

 

Oyun Materiyalleri

Malzeme seçimlerimizi daima çeşitliliği göz önünde bulundurarak yaparız. Oyun figürleri ve bebekleri farklı dış görünüşe sahip olanlardan seçeriz. Yuvamızda pim takma oyunları, yapbozlar, hafıza oyunları ve resimler de insanların çeşitliliğini yansıtırlar.

Kıyafet değiştirme köşelerini cinsiyet ayrımı yapmaksızın, iş kıyafetleriyle ve çeşitli kıyafetlerle donatıyoruz. Kız ve erkek çocukları özgür şekilde istedikleri kıyafeti seçebiliyorlar.

 

Resimli Çocuk Kitapları

Kitap seçimlerimizde Kinderwelten e.V. Enstitüsünün© kriterlerini baz alırız. Bizim için önemli olan kitapların çok dilli olması, çocukların kitaplarda kendilerini bulabilmeleri ve gördükleri yüzlerle kendilerini özdeleştirebilmeleri. Aynı zamanda çocuklara yaşamın çeşitliliği üzerine örnekler sunuyoruz. Böylelikle dış görünüş, dinler, aile yapıları, bayramlar ve diğer konular üzerine olan konuşmalara taban oluşturuyoruz.  Ölüm, cinsellik (bedenlerini tanımaları, sınırlarını korumaları ve meraklarını güvenli bir şekilde gidermeleri), hastalık gibi konular üzerine de kitaplarımız mevcuttur. Kitaplarımızı düzenli bir şekilde kalıplaşmış düşünce, ırkçı, cinsiyetçi veya ayrımcı içerikler ve görseller açısından kontrol ediyor ve bu tür unsurlar içeren kitapları ayıklıyoruz.

 

Ayrımcılık Karşısında Tutum ve Davranışlarımız

·       Her çocuğun ayrımcılıktan uzak bir yaşam sürme hakkı vardır.

·       Ayrımcılığa uğrayan çocuğu teselli eder, duygularını anladığımızı ve yuvamızda dışlayıcı ve incitici davranışları kabul etmediğimizi ifade ederiz.

·       Ayrımcı ifadedelerde bulunan çocukla sakin bir şekilde konuşur, onunla ve gerekirse tüm grupla yeniden davranış kurallarımızı oluştururuz.

·       Ayrıca çocuklara dış görünüş, aile biçimleri ve diğer gerekli konular hakkında açıklayıcı bilgiler veririz.

·       Çocukları aşalağıyıcı ve ayrımcı davranışlarla karşılaştıklarında yardım istemeleri konusunda cesaretlendiririz.

 

Ekip Üyelerimiz

·       Yuvalarımızda çok dilli eğitimci ve personel görev yapmaktadır.

·       Önyargısız Eğitim ve Öğretim (Vorurteilsbewusste Bildung und Erziehung©) konularında düzenli olarak mesleki gelişim eğitimleri alıyoruz.

·       Yöneticilerimiz ve eğitmenlerimiz, ekibimize yeni katılan iş arkadaşlarımızı, kurumumuzun konseptine uygun şekilde işe hazırlıyor.

·       Kendi ön yargılarımızla yüzleşiyor ve bunları düzenli olarak gözden geçiriyoruz.

·       Kelimelerin yaralayacı olabileceğini bildiğimizden, kullandığımız dili sorguluyor, olası damgalayıcı, dışlayıcı ve incitici ifadelerimizi düzeltiyoruz.

·       Geliştirdiğimiz katılım hakkını savunan duruşumuzla, çocuklara fikirlerini, talep ve şikayetlerini dile getirebildikleri ve savunma hakkına sahip oldukları bir yuva sunuyoruz.

·       Her beş yılda bir, her iki yuvamızda da Ektimo Enstütüsü aracılığıyla Dış Değerlendirme yapıyoruz. Dış Değerlendirme çerçevesinde bağımsız uzman kişi tarafından yuvalar ziyaret edilir ve Berlin Öğretim Programı baz alınarak, yuvadaki pedagojik çalışmalar değerlendirilir.

·       Öğrenmeye ve öğretmeye devam ediyoruz.

Engelli veya Engelli Olma (Riski Taşıyan) Çocuklar için İçselleyici Eğitim

Yuvamızda çeşitli ihtiyaçlara sahip çocuklar bulunmaktadır. Bizim görevimiz her çocuğu gelişiminde desteklemek, uyarıcı öğrenme ortamı oluşturmak ve gelişimi için olanaklar sunmaktır.

Birçok engelli aktivist: „Biz engelli değiliz, engelleniyoruz.“ diyor. Bu sebeble biz de yuvamızda çocukların katılımını zorlaştıran engelleri kaldırmak için çalışıyoruz.

Veliler için, çocuklarının gelişiminin kendi beklentilerinden farklı ilerlediğini kabul etmek çoğu zaman kolay olmayan bir süreçtir. Bu süreç onlar için zorlayıcı olabilir. Bu nedenle velilerimizle birçok görüşme yapıyor, iş birliğiyle çocukları en iyi şekilde destekliyor ve mümkün olan en yüksek düzeyde katılımını sağlıyoruz. İçselleme eğitimi çerçevesinde çocuğun becerilerini ve sahip olduğu kaynakları tıpkı Berlin Katılım ve Destek Planı`nda (Berliner Teilhabe- und Förderplan) öngörüldüğü gibi ön plana koyuyoruz.

Bunun yanı sıra yuvamızı ve velileri bilgilendiren çeşitli merkezler ile iş birliği içerisindeyiz:

·       Sosyal Pediatri Merkezi, SPZ (Sozialpädiatrisches Zentrum)

·       Okul Psikolojisi ve İçselleyici Pedagoji Danışma ve Destek Merkezi, özellikle ilkokula geçiş sürecinde destek sağlar. SIBUZ (Schulpsychologisches und Inklusionspädagogisches Beratungs- und Unterstützungszentrum beim Übergang in die Grundschule)

·       Çocuk ve Genç Sağlığı Hizmeti, KJGD (Kinder- und Jugendgesundheitsdienst)

·       Çocuk ve Genç Psikolojik Danışma Hizmeti, KJPD (Kinder- und Jugendpsychologischer Dienst)

·       Bölgesel Sosyal Pedagoji Hizmeti, RSD (Regionaler Sozialpädagogischer Dienst)

·       Dil ve Konuşma Terapistleri (Logopäd*innen)

·       Ergoterapistler(Ergotherapeut*innen)

·       Özel Eğitim Merkezi Kiebitze (Heilpädagogischer Dienst Kiebitze)

·       ve diğer kurum ve uzmanlar

 

 

 

 

 

Günlük Yaşama Entegre Edilmiş Dil Eğitimi ve Dil Gelişimi

Yuvalarımızda dilsel eğitimi yaşam boyu süren, değerli ve bütünsel bir süreç olarak görüyoruz. Çocuklar bir dili insanlarla iletişim kurabilmek ve kendi başına dünyayı keşfedebilmek için öğrenirler.

“Her yerde dil var” mottosuyla yürütülen Sprachkitas programına katılımıyla edindiğimiz bilgiler doğrultusunda günlük yaşantının her alanın, dil eğitimi ve gelişimi için bir fırsat sunduğunu biliyoruz. Başarılı bir dil eğitiminin temelini, çocukların onlara ait tüm dillerin tanınması, takdir edilmesi ve değer verilmesi oluşturur. Çok dillilik bizim için toplumsal bir gerçeklik olup, kapsayıcı ve birbirine saygılı bir topluluk için gerekli temel unsurlardan biridir. Tüm çocukların, ailelerinin ve iş arkadaşlarımızın farklı aile dillerini tanındığı, saygı gösterildiği, açık, saygılı ve sıcak bir atmosfer yaratıyoruz. Böylece tüm çocuklar ve aileler arasında dil çeşitliliği bilincini de geliştiriyoruz.

Tüm eğitmenlerimiz, dil bilgisi, dil eğitimi ve gelişimi, dil desteği, iki- ve çok dillilik üzerine eğitim almaktadırlar. Çocuklara sunulan bildirimlerin olumlu olması ve ailelerin sürece katılımı sayesinde çok dilliliği, çocukların özgüvenini ve dil becerilerini geliştirmelerini destekliyoruz.

İki Dilli Eğitim, Almanca-Türkçe

Oranienstraße`deki yuvamızda sunduğumuz günlük yaşama entegre edilmiş eğitimin ağırlık noktası Almanca ve Türkçe doğrultusunda iki dillilik üzerinedir. Tüm gruplarda iki veya çeşitli diller bilen eğitmenler bulunması dolayısıyla da dil eğitimi ve dil gelişimi daima Almanca ve Türkçe dillerini kapsar.

Bu dillerin yanı sıra çocukların yuvaya getirdikleri dilleri de yuvamızda günlük yaşama dahil etmeye özen gösteriyoruz. Dilleri birbirinden ayrı değil aksine iç içe geçmiş, çocukların öğrenme becerilerini ve kimliklerini destekleyen kaynaklar olarak görüyoruz. 

Çok Dilli Eğitim

Reichenbergerstraße`de konseptimizi yuvamızın konumu sebebiyle çok dillilik üzerine hazıradık. Günlük konuşma dilimizin Almanca olmasıyla beraber çocukların ve ailelerinin ilk dillerinide günlük yuva yaşamına dahil ediyoruz.

Dil Konseptimizin Günlük Yaşamda Uygulanması

·       Çocuklar istediklei dillerde hiç bir kısıtlama olmadan konuşabilirler: oyun oynarken, etkinliklerde ve sohbetlerde.

·       Eğitmenlerimizde çocukların bulundukları durum ve ihtiyaçlarına uygun dilleri kullanırlar. Böylelikle çocukların konuşmaların içeriklerini anlamaları ve seçmiş oldukları dilde konuşmaları sağlanır.

·       Yuvamızın tüm bölümlerinde her çocuğa ait çeşitli dillerde selamlama kelimeleri, bildirimler ve dokümantasyonlar mevcuttur.

·       Çok dillilik unsurlarıyla çocuk meclisleri düzenliyoruz.

·       Rahat olarak tasarlanmış okuma köşelerimizde sıklıkla kitaplar okuyoruz.

·       Her grupta çocukların ve ailelerinin dillerinde zengin içerikli ve çeşitli kitaplar bulunmaktadır.

·       Ayrıca dil gelişimini teşvik etmek için çocuk şarkıları söylüyor, parmak oyunları oynuyor ve hikayeler anlatıyoruz.

·       Çeşitli oyun materyallerimiz, çocukları diğer çocuklarla ve eğitimcilerle konuşmaya teşvik eder.

·       Odalarımız, farklı dillere ve aile kültürlerine sahip çocukların ve yetişkinlerin varlığını yansıtacak şekilde düzenlenmiştir.

Yuvalarımızda çocukların eğitiminde başarıya ulaşmamız için, velilerle sıkı bir iş birliği içerisinde olmamızın gerekliliğinin bilincindeyiz. Karşılıklı güvenin baz alındığı iş ortaklığı pedagojik çalışmalarımızın temelini oluşturmaktadır. Yuvamızda tüm aile biçimlerine, aile dillerine, dini inanaçlara, değer ve yaşam düzenlerine değer veririz. Ortak noktaları vurguladığımız çalışmalarımızda farklılıkları da saygı çerçevesinde ele alıyoruz.

En az iki hafta süren ve Berlin INFANS uyum modeline dayanan alıştırma döneminde, eğitmenler ve veliler arasında yoğun bir şekilde velilerin beklentilerinin yanı sıra çocukların alışkanlıklarının ve ihtiyaçlarının konuşulmasına önem veriyoruz. Veliler, çocuklarını kayıt yaptırmadan veya alıştıma sürecine başlamadan önce randevuyla yuvamızı görmeye gelebilirler.

Velilerimizin tümüne ulaşmak için çeşitli iş birliği yöntemleri sunuyoruz.  Veli toplantılarında, tüm grubu ilgilendiren konuları ele alıyoruz. Bazen kek bazen simit, kahve ve çay eşliğinde keyifli toplantılar yapıyoruz. Okula yeni başlayacak çocuklar için düzenlenen okul öncesi grubunun veli toplantısında ise ilkokula geçiş ile ilgili konuları konuşuyoruz. Ayrıca ailelerle çeşitli bayramlar kutluyoruz. Herkes bayramların iyi şekilde geçmesi için katkıda bulunuyor. Sırt Çantası Projesi kapsamında eski bir velimiz projede yer alan diğer velilerimize çeşitli konularda ve etkinliklerde ilk dilleri de dahil olmak üzere nasıl destekleyebileceklerini gösteriyor. Her yıl yeni seçilen veli temsilcileri ailelerin istek ve düşüncelerini savunuyor ve eğitimciler ve yuva yönetimiyle iş birliği içinde çalışıyor.

Her yıl bir defa sunulan gelişim toplantılarında velilerimiz çocuklarının gelişimi hakkında görüşme fırsatı buluyor.

Alıştırma Dönemi

Ön kayıt yapılırken yuva yönetimi yuvanın konseptini anlatır, ailenin ilk sorularını yanıtlar, imkan ve talep üzerine ilk izlenimleri kazandırmak amacıyla yuvayı gezdirir. Yuva sözleşmesini imzalama sırasında günlük yuva yaşamı üzerine bilgiler verir ve diğer sorular yanıtlanır. Sözleşmenin imzalanması ile beraber alıştırma dönemi tarihi açıklanır.

Her yıl yuvamıza birçok yeni çocuk alıştırırız. Berlin Alıştırma Modeline dayanarak yaptığımız alıştırmalar, çocukların ve ailelerin yuvayı yakından tanımaları ve güven duymaları açısından önemlidir ve genelde iki hafta sürer.

Yuvadaki alıştırma süreci çocuklar ve anne babaları için yaşamlarının önemli dönüm noktalarından biridir.  Çocukların genellikle ilk defa ailelerinden ve ailelerin de çocuklarından ayrı kaldıkları bu döneme büyük bir hassasiyetle yaklaşırız. Güvenin oluştuğu bu sürecin herkes için en iyi şekilde geçmesi için elimizden geleni yaparız.

Alıştırma dönemi her çocuk için farklı ilerleyen bir süreçtir. Bu nedenle kıyaslanma yapmamak ve çocuğun hızına uymak gerekmektedir. Günlük ritüeller çocuğa öngörülebilirlik ve güven kazandırır. Her çocuğun ona ait kimliğinin tüm özellikleriyle (dil, din, aile kültürü, aile yapısı) görülmesi ve kabul edilmesi gerekir. Bu sebeble alıştırma süresi ve sonraki haftalar yoğun tanıma ile geçirilir. Veliler eğitmenlerle korkuları ve beklentileri üzerine konuşurlar. Eğitmenlerimiz geliştirdikleri önyargılarını sürekli sorgulayan sistem ve yılların getirdiği tecrübeleriyle çocukların ve ailelerin en iyi şekilde yuvaya alışmaları için gerekeni yaparlar.

Dil gelişimi günlükleri aracılığıyla çocuğun ilgileri, alışkanlıkları, gereksinmeleri ve yaşamında olan önemli olaylar üzerine velilerle görüşmeler yapılır. Velilerin verdiği bilgiler her zaman isteğe bağlıdır.

Bir eğitmen çocuğun alıştırılmasından sorumludur. Çocukla oyun oynayarak iletişime geçer. Ön planda olan çocuğun ilgi alanıdır. Çocuğun velisi ilk günlerde sürekli grup odasında, arka plandadır. Çocuk anne ya da babasına ihtiyaç duyduğunda onu görebilmesi ya da yanına gidebilmesi çok önemlidir. Dördüncü gün genellikle kısa bir ayrılık yaşanır. Çocuğun reaksiyonuna göre diğer günler planlanır. Çocuğun yaşına, gelişimine ve ön deneyimlerine göre alıştırma süresi daha kısa ya da daha uzun olabilir. Diğer çocuklar yeni çocukların gruba başlamalarına dahil edilirler. Gruptaki çocukların yeni çocuğun gruba uyum sağlamasındaki rolü önemlidir. Birlikte oyun oynayarak yeni çocuk gruba alışmasında diğer çocuklar tarafından desteklenir.

Eğer çocuk grup eğitmenini kabul etmişse, ona yabancılık çekmiyorsa ve onun tarafından avutulabiliyorsa alışma süresi başarılıyla sonlanmıştır.

Alıştırma süresinin sonunda veli ve eğitmen çocuğun alışma süresi üzerine konuşup fikir alışverişinde bulunurlar.

Okul Öncesi Son Yıl

Karışık yaş gruplarından gelen çocuklar okula başlamadan bir yıl her iki yuvamızda önce okul öncesi grubuna geçerler. Bu geçiş için çocukların tüm eğitmenleri beraber çalışır. Böylelikle çocuklar ve veliler gruba geçmeden önce okul öncesi grup odalarını ve eğitmenlerini daha iyi tanıma fırsatı bulur.

Çocuklar, okul öncesi grubunda artık “Büyükler” olarak görülürler. Yeni arkadaş ve öğretmenleriyle, ilgi çeken grup odaları ve materyallerle yeni bir çocuk grubu oluştururlar. Eğitmenler ilk günden itibaren çocukları yeni kurallara alışmaları ve artan özgürlükleri sorumlulukla kullanmaları konusunda desteklerler.

Yuvadaki son yıl, çocukların okulun getireceği yeni deneyimleri merak ve ilgiyle yaklaşmaları için kendi becerilerinin farkına varmaları ve özgüven geliştirmeleri üzerine odaklıdır. Çocuklar istek ve taleplerini açık ve anlaşılır şekilde ifade etmeyi, eleştiri yapabilme ve kabul etmeyi, soru sormaktan çekinmemeyi ve gerektiğinde yardım istemeyi öğrenirler. Ayrıca uzlaşma sağlamaya çalışmaları ve gerektirdiğinde geri adım atmayı bir topluluğun beraber bir şeyler başarabilmesi önemli olduğunu öğrenmeleri bizim için önemlidir.

Burada önemli bir unsur da grup dinamiklerini yakından takip ederek çocukları olası bir ayrımcılık ve dışlanma karşısında korumak ve müdahale etmek.

Yoğun bir şekilde çocukların dil gelişimleri üzerinde duruyor yuva içi ve dışında konuşma ortamları sunuyoruz. „Yıldız Saatleri “ kapsamında her çocuk yılda en az bir defa olmak üzere istediği bir eğitmenle bire bir çalıisarak kendi fikrini hayata geçirme fırsatı bulur. Çocuk ve eğitmen bu süreçte yoğun bir etkileşim ve dilsel paylaşım  içerisinde bulunurlar. Ayrıca masal çantası, doğum günü hikayeleri ve çeşitli konular üzerine sıkça yapılan sohbetler dil gelişimini destekler ve düzenli olarak belgenir. Çocuklar, Spatzenkino, tiyatro, televizyon kulesine, hayvanat bahçesi, Legoland gibi yerlere yaptıkları çeşitli gezilerle yaşadıkları şehri yeniden keşfederken aile ve yuva dışındaki insanlarla etkileşim kurma fırsatı bulurlar.

Pedagojik çalışmaların odağında 5-6 yaş grubundaki çocukların ilgi alanı ve keşf etme arzularına uygun çeşitli projeler ve konular yer almaktadır. Bunların yanı sıra büyükler grubuyla her yıl „Artık bir okul öncesi çocuğuyum“ ve „Okula başlıyorum“ adında temel iki proje mutlaka gerçekleştirilir. Bu çalışmalar kapsamında çocuklar çevredeki okullarıda ziyaret ederler.

Çocukların gelişimleri hakkında bireysel görüşmeler düzenliyor, okula kayıt süreci hakkında bilgilendirme toplantıları yapıyor ve onlar için en uygun okulu bulma sürecinde desteğimizi sunuyoruz.  

Çocukların ve eğitmenlerin sağlıklı ve iyi hissetmeleri bizim için önemli unsurlardandır. Dengeli beslenmenin yanı sıra aydınlatma koşulları, gürültü seviyeleri, dinlenme odaları, çocukların beceri ve yeteneklerini vurgulayan kaynak odaklı bir yaklaşım ve yönetim ekibide dahil olmak üzere bir yuvanın genel atmosferi, orada bulunan herkesin sağlığına ve refahına önemli ölçüde etkide bulunur.

Sağlıklı Beslenme

Modern mutfaklarımızda aşçılarımız tarafından her gün taze öğünler hazırlanır. Yemek seçimlerimizi çocukların beslenme alışkanlıklarına ve genel sağlık unsurlarını göze alarak planlar ve düzenli aralıklarla kontrol ederiz. Menülerin temelini bolca taze sebze, meyve ve bir kısmı organik olma üzere tam tahıllı ürünler oluşturur.

Reichenbergerstraße`deki yuvamızda vejeteryan menüsü bulunurken Oranienstraße`de ise haftada bir kere et ve balık ürünleri de sunulur. Domuz eti iki yuvamızda da bulunmamaktadır. Yemek saatleri günlük rutinimizin önemli parçasıdır. Bu rutinin sakin ve samimi bir atmosferde geçmesi bizim için çok önemlidir. Çocuklar küçük gruplarda masalarda otururlar ve onlara yemek ikram edilir.

Ayrıca öğün aralarında ve öğleden sonra meyve servis ediliyor. Özel günler haricinde çocuklara tatlı ikram etmiyoruz ve velilerimizden de tatlı getirmemelerini rica ediyoruz.

Hareket ve Spor

Birçok çocuk çok küçük yaştan itibaren hareketsiz bir yaşam tarzında büyüyor. Bu durum, çocukların özellikle bebeklik ve okul öncesi döneminde deneyimlerini hareket ve duyusal gerçekleştirmeleri sebebiyle, gelişim potansiyellerini engelliyor. Bu bilgiler doğrultusunda çocuklara haftada bir kez, Pfefferwerk Spor Kulübünden eğitmenlerin ve Berlin Jimnastik Derneği iş birliğiyle, yuvanın dışında bulunan bir spor salonunda veya geniş faaliyet odamızda spor ve egzersiz yapma fırsatı sunuyoruz. Reichenbergerstraße'deki yuvamızda faaliyet odasında küçük çocuklar için hareket ekipmanları bulunmaktadır. Oranienstraße'deki faaliyet odasında ise çocuklar düzenli olarak zıplama, tırmanma ve denge bisikletleri ve trambolini kullanarak sportif aktiviteler yapma fırsatına sahiptirler. 

Dışarıda Hareket Fırsatları

Her iki yuvamızın kendine ait geniş bahçelerinde çocuklar her gün tırmanma, koşma ve her mevsim de temiz havada bulunma fırsatına sahiptirler. Ayrıca çevrede bulunan oyun parklarını da düzenli olarak ziyaret ediyoruz.

  • Oranienstraße`deki yuvamızdaki çocuklar haftada bir kez müzik okuluna giderler.
  • Reichenbergerstraße`deki yuvamızdaki çocuklar haftada bir kez bir müzik pedagoğu tarafından yürütülen erken müzik eğitimine katılırlar.
  • Tiyatro ve müze ziyaretleri gerçekleştiriyor, Spatzenkino`ya gidiyor, ayrıca hayvanat bahçesi ve akvaryum gezileri düzenliyoruz.
  • Her hafta Lesewelt Berlin Derneğinden gönüllü okuma destekçileri (Lesepat*innen) bizi ziyaret ediyor ve çocukların kitaplara ilgi duymalarına katkıda bulunuyor.
  • Curioso Çocuk Laboratuvarı’nda, çocuklarımız fen ve doğa bilimleriyle ilgili temel kavramları deneyerek öğreniyorlar.
  • Martin Gropius Bau iş birliğiyle yürütülen yeni BauBau projesi, çocuklarımıza farklı malzemelerle oynayabilecekleri yeni bir oyun alanı sunuyor. Çocuklar burada malzemeleri özgürce ve kendi kararlarıyla kullanarak hem kendilerini hem de dünyayı oyun yoluyla keşfediyorlar.
  • Çocuk gruplarımız düzenli olarak Kottbusser Tor’daki Wilhelm Liebknecht / Namık Kemal Kütüphanesi’ni ziyaret ediyor, orada kitap okuyor ve kitap ödünç alıyorlar.
  • Oranienstraße’deki en büyük yaş grubumuz, her yıl Berlin Radyo Senfoni Orkestrası’nın “Rapauke macht Musik” adlı konserine katılır. Çocuklar burada farklı dönemlerden oda müziği eserlerini dinler ve küçük bir müzik aleti yaparlar.
  • Kreuzberg’deki çeşitli ilkokullarla iş birliği yaparak çocukların kreşten ilkokula geçiş sürecini kolaylaştırıyoruz.
  • İlgi ve talebe göre, çocuklar için geceleme etkinlikleri veya geziler düzenliyoruz.
Navigasyon